• ALTIN (TL/GR)
    460,35
    % 1,36
  • %
  • %
  • %
  • %
  • %
  • BITCOIN/TL
    502760,473
    % 0,84
  • BIST 100
    1.408,14
    % 0,03

Dolar Nasıl Düşer ?

Dolar Nasıl Düşer ?

Dolar nasıl düşer? sorusuna bir cevap olarak hazırladığımız bu makalede, doların düşmesine neden olan başlıca durumları sizler için sıraladık. Doların düşüşü neye bağlı diye baktığımızda, karşımıza birçok etken çıkmaktadır. Merkez Bankası’nın verilerine göre geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen hisse senedi piyasasında 245.5 milyon dolar satış ve yurtdışı yerleşik kesim tahvil piyasasında 41.8 milyon dolar, 2020 yılında toplam portföy çıkışını 5.5 milyar dolar tahvilden ve 2.9 milyar dolar hisseden toplamda 8.4 milyar dolara yükselmiştir. Karşılaştırmalı olarak Ocak-Nisan dönemlerine bakıldığında çıkışların 2009 krizini geçtiğini görmekteyiz. Aynı zamanda o dönemlere baktığımız zaman en önemli portföy yatırım girişlerinin 2011-2013 yıllarında olduğunu görürüz. Aynı zamanda toplama bakıldığında 2020 yılında gelişmiş olan ülkeler açısından hissede 29 milyar dolar, tahvilden 32.5 milyar dolar çıkış yaşandı. Bu çıkışlar ve diğer belirsizlikler sebebiyle son zamanlardaki en büyük problemin kur olduğu dikkat çeker. Merkez bankası yıl sonu beklenti anketine göre sonuçlar 6.93 iken, daha şimdiden bu seviyelerin üzerine çıkılmıştır. Tüm bunlar doların düşüşü konusunda önemli gerekçelerdir.


Doların Düşüşü Nasıl Engellenir?
Doların düşüşünün sebeplerinden birisi, Avrupa Birliği (AB) ile diplomatik dilin güçsüz olmasıdır. Bu durumda doların düşüşü nasıl engellenir sorusu akıllarda büyük bir merak uyandırmaktadır. Türkiye, AB ile diplomatik ilişkilerini güçlendirmelidir. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başkanının yaptırımlar kullanarak kışkırtmaya devam ettiği kur savaşı, AB ile birlikte gelişmekte olan ülkeleri endişe içine sokmaktadır. Amerika ile aradaki krizleri derinleştiren ve İzmir’de ev hapsinde tutulmakta olan Pastör Andrew Brunson konusu netleştirilerek, spekülasyon aleti olmaktan çıkarılmalıdır. Bu durum, Amerika ile Türkiye arasındaki alt düzey ikili görüşmelerin sürmesine sebep olmakta. Bu durumda kur savaşlarının tetikçisi olmuş konumda olan bu konu, net bir mesajla gündemden düşürülmelidir. Özellikle altyapı konusunda 19 milyar dolarlık bir işlem hacmi bulunan Çin, finansmanlar ve likit fonlar konusunda ön plana çıkmalıdır. Türkiye’nin kaynak konusundaki görüşmelerinin Rusya ve Çin ile devam ettiği süreçte, aynı zamanda Azerbaycan, Bahreyn ve Katar’ın da katılması ile kurulacak olan Doğu Fonu’nun 100 milyar dolara ulaşması beklenmekte. Bu sebeple bu fon bir an önce aktifleştirilmelidir.